13.7.2006 - Tango (Handan Gökçek)

TANGO
Gecenin en koyu ve en ışıklı yerindeyiz. Gül dans ediyor, kırmızı dönüyor. Tül gibi sarıyor bizi ılık rüzgâr. Acılı bir kadının çığlığı tango yazıyor. Bu sihri kim yapıyor? İçimdeki çocuk sindiği yerden kalkıp koşuyor. Çiftler kırmızı halının üzerinde sevişir gibi dans ediyor. Bir adam tutup saçlarından kadınının düşlerini uzatıyor.
- Ben de dans etmek istiyorum Sezen. - O kırmızı halının üzerinde mi, emin misin? - Gece kırmızı tırnaklarını çekti artık etimden. Şimdi dans etmek istiyorum. - Önce birini bulmamız gerekecek galiba. - Hayır, anlamadın. Sadece istiyorum. İlk defa bir şeyi yapmayı çok istiyorum. İstemek… O kadar. Sezen ilk defa anlamıyor beni. Korkmanın ve bir köşeye sinmenin, ya da hapların yardımıyla uyumanın dışında ilk defa karanlıkta, farklı bir şey yapmak istiyorum. Bir şeyler değişiyor içimde. Bir şeyler eksiliyor, çoğalıyor. Şu siyahlar giymiş kadın gibi uçmak birinin kollarında. Öfkelenmek, heyecanlanmak, sakinleşmek, sarılmak, kopmak, tekrar birleşmek gibi bir dans.
Biri duruyor önümde, dans eden çiftleri göremiyorum. Elini uzatıyor. Avucuna bakıyorum. Hayat çizgisi ne kadar uzun. Elimi uzatıp aşk çizgisine dokunuyorum. Piste doğru yürüyoruz. Yıldızlar yağıyor saçlarıma. Gece aydınlık. Sezen’e bakıyorum oturduğu yer boş. Beni geceye ve aşka bırakıp gitmiş. İçimdeki çocuk, parmağı ağzında uykuya dalmış. Yıldızları gözlerime hapsedip kapatıyorum. Müziğin ritmi karanlığı soyuyor tenimden. Gül, dans ediyor kırmızı ihtiras. Tango bir tabudur aşktan da kurnaz.
|