SANATÇININ KADINLARI 1

SANATÇININ KADINLARI 1
(Salvador Dali – Gala)

 

 


ŞİİR

Yavrum bu senin gülüşünün ardında
Bütün sevda kelimeleri çırılçıplak
Memelerini tutup çıkarıyorlar boynunu
Sonra kalçalarını gözbebeklerini
Sonra ne varsa okşayış adına
Bütün bunları bulup çıkarıyorlar
Seni öptüğüm zaman gözlerinden
Yalnız sen göresin diye
Bu sevda kelimeleri

Paul Eduard



Deli dolu çılgın Rus kızı Helena Diakonova’ya eşi sürrealist şair Paul Eduard tarafından yazılmış bir şiirdir bu. Hangi kadın uğruna böyle şiirler yazan bir sevgiliye hayır diyebilir. Ya da ilişki ilerleyip evliliğe dönüştüğünde şiirler aşkın sürekliliğinde ne kadar etkili olabilir? Arzu dolu mektuplarla şiirlerle başlayan bir aşkı bitiren şey ne olabilir?

“Güzelim, taparcasına sevdiğim, özlüyorum seni ölesiye. Her şey bomboş, elbiselerin var yalnız sarılabileceğim. Bedenini, gözlerini, ağzını, bütün varlığını özlüyorum senin. Biriciksin sen, çok eskilerden beri seviyorum seni. Çektiğim tüm sıkıntıların hiçbir önemi yok. Aşkım, aşkımız onları yakıyor. Geri geldiğinde seni öyle bir süsleyeceğim ki. pijamalarının ölçüsünü ver bana (!!!). Edinilebilecek her şeyi, var olan en güzel şeyleri istiyorum senin için. Olabildiğince kısa sürsün yokluğun. Çabuk dön. Sensiz bir hiçim ben. Bütün öbür arzuları düşümde yaşama geçiriyorum. Sana karşı duyduğum isteği gerçekliğin içinde yaşama geçiriyorum.(..) Çok güzel iki Pueblo bebeğim var. Dünyanın en güzel şeyleri bunlar. Senin odana koyacağım, orada sana verebileceğim bütün armağanları bulacaksın.”


Helena Deluvina Diakinoff, bütün çekiciliğini ve zekâsını kullanarak çok sevdiği sürrealist şair olan Paul Eduard ile çok geçmeden evlenmeyi başarır. O dönemlerde çok hasta olan Poul Helena’ın hayatına girmesiyle kendini toplar ve hayatı değişir. “Hayatımın Galası” der ona. Şiirlerinin ilham perisi olmuştur Gala. Bundan sonra Helena yaşamını Gala adıyla sürdürür. Bir de çocukları olmasına rağmen Gala evlilik hayatından sıkılmıştır. Poul’un aşkı eskisi kadar zevk vermez ona. Heyecanını yitirmiş, tam coşkusunu kaybetmek üzereyken 1926 yılının yazında ailece Cadaquezde Akdenizin Catalan kıyısında Hotel Miramar’a giderler. Bu tatil bütün hayatlarını değiştirecektir. Gala otelin terasında güneşlenirken izlendiğini fark eder. Önce çok önemsemez ama hoşuna gider. Onu izleyen yine sürrealist ressamlardan biri olan ve kadınlar hakkında “sadece erotik fantezilerim için gerekliydiler” diyen Salvador Dali’dir. Karşıdan işaretleşerek ertesi gün saat on bir de plaj da buluşmak üzere randevulaşırlar. Dali, bu buluşmaya tamamen sembolik bir şekilde gitmeye karar verir. Buluşma saati gelmeden çok önce hazırlanmaya başlar. Elbiselerini göğüs uçlarını, kıllarını, göbek deliğini ve esmerleşen tenini gösterecek biçimde keser. Boynuna inci bir kolye, kulağına kırmızı bir sardunya takar. Traş olurken yaralanmasından esinlenerek kendi kanına balık kuyruğu, keçi, gübresi ve yağ karıştırıp sürünür. Tam çıkmak üzereyken pencereden Gala’nın plaja indiğini görür. Onun çıplak ve bronzlaşmış sırtı bu çılgın ve ölümcül ritüele son vermesine neden olur. Üzerindekileri değiştirerek plaja iner. O buluşmadan sonra birbirlerinden çok hoşlanan bu ikili sık sık buluşmaya başlar. Gala’nın çocuksu ama bir o kadar da kadın olan tavırları, özgüveni, zekâsı büyük ressamı adeta büyüler. Birkaç ay sonra kendini taparcasına seven kocasını ve çocuğunu terk ederek Dali ile birlikte yaşamaya başlar. Daha sonra da İspanya da dini seremoniyle evlenirler. Bu garip ama tutkulu adama deli gibi âşık olur Gala.


dali2.jpg (16735 bytes)


Dali Gala’nın profilinden “Gran Mastrubadorda” adlı tabloyu yapar. Kadınlar hakkındaki düşüncelerini kendinden on bir yaş büyük olan bu kadın değiştirmiştir. Gala; Dali için bir âşık, arkadaş, esin perisi ve modeli olur. İlerleyen yıllarda karısı, en büyük danışmanı ve servetinin yöneticisi de olacaktır. İlk önce İspanya iç savaşından daha sonra Dünya Savaşından kaçmak için bütün dünyayı dolaşırlar. Evlerine döndüklerinde Dali çalışmalarını artık asistanları ile birlikte yürütmeye başlamıştır. Daha fazla çalışma mekânı yaratmak için evini büyütür. Artık kocaman bir stüdyoda yaşıyorlardır. Gala özel hayatlarını geçirdikleri yerin bir işyeri haline dönüşmesine çok sinirlenmiştir ve eskisi kadar Dali ile zaman geçiremiyordur.

Yaşı iyice ilerleyen Gala artık çabuk yoruluyor eskisi kadar heyecanlı ve coşku dolu olamıyordu. İster istemez Dali ile aralarına bir mesafe girdi. Dali oval oda dediği yeri tamamen Gala için yeniden düzenletti. Oryantal bir tarzla döşenmiş bu odada geçirmeye başlar günlerini o çocuk-kadın. Kocası ise Gala’ dan kalan boşluğu doldurmak için “hippie” lerin doldurduğu bir bahçe tasarlar kendine.
La Butaca de mi casa - zelu lloyd
Bütün bu olanlardan üç yıl kadar sonra Gala hayatını kaybeder, ve hayatının sonuna kadar kendinden on bir yaş büyük bir erkeğin aşkını ellerinde tutar. Dali onu hiç bırakmaz ve hayatının sonuna kadar sevmeye devam eder. Gala’nın mezarının olduğu başka bir yere taşır evini. Onun ölümünden sonra neredeyse resim yapmayı bile bırakır.

Erkekler ne kadar zeki ve yaratıcı olursa olsun, kadınlar bir yolunu bulup onların üzerinde son derece etkili olabiliyor. Yalnızca güzel olmanın ilahiliği öğretilmedi onlara. Güzelliği ruhla, zekâyla, aşkla ve tutkuyla da birleştirdiler. Ve aşk için her şeyi terk edecek kadar cesurdular.

Acaba mitolojik bir öyküye göre Gala diğer yarısını mı bulmuştu Dali de.

“Eskiden iki değil, üç cinsiyet vardı; erkek, kadın ve ikisinin birleşimi. Bu üç cinsiyetin de iki yüzü, dört kolu, dört bacağı ve iki cinsel organı vardı. Yani cinsiyetlerin birinde iki kadın, diğerinde iki erkek ve öbüründe de bir kadın-bir erkek bir aradaydı. İnsanın bu üç cinsiyetten oluşan ataları o kadar güçlü ve baskındılar ki, tanrılar için tehlike oluşturmaya başladılar. Zeus duruma müdahale etti. Onları ortadan ayırdı. Vücutları bu şekilde ikiye ayrıldıktan sonra, her iki yarı birbirini hep özledi. Her birimiz, bir insanın diğer yarısıyız ve herkes kendine uygun öteki yarıyı arıyor. Kendi yarısına rastlayan âşık, arkadaşlık, güven ve aşkın yarattığı o harika duygularla doluyor."


 

Handan GÖKÇEK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !