KIRMIZI

 

 Teller dikenli ve geceler dikenli tellerle çevrili. İçimden çıkamıyorum. Parmak uçlarım kanıyor, duvara kırmızı bir kadın çiziyorum. Adam mavi tüllerle sarıyor kadını, gidiyor sonra. Odalar boş. Koridorlar karanlık. Kapı tokmakları kırmızı, parmak uçlarım sızlıyor. Sandal ağacının ucundan süzülen duman genzimi yakıyor. Gözlerim yanıyor, yutkunamıyorum. Adam mavi parmaklarını sandal ağacına sürüyor, duman usulca çöküyor yere. Ayaklarım yok. Rüzgâr ince bir çizgi gibi geçiyor içimden. Son mevsimin kızıl yaprakları yağıyor üzerime. Masmavi bir şimşekle yarılıyor gökyüzü-yüzüm.

 Tekerleklerin ıslak seslerini duyuyorum. Bir araba çığlık çığlığa duruyor yanı başımda. Caddenin tam ortasındayım. Nasıl geldim buraya? Nerdeyim ben? Koşarak geçiyorum karşı kaldırıma. Sinema dağılıyor. İnsan kusuyor kocaman bir kapı. Şemsiyeler açılıyor. Kırmızı pardösülü bir kadın, mavi montlu bir adamın koluna giriyor. Şemsiyeyi açıyor adam. Hızlı adımlarla yürüyorlar. Siyah beyaz bir filmin içinden onları izliyorum. Kadının adımları adama yetişmekte zorlanıyor. Adamın sol omzundan yağmur damlaları süzülüyor kocaman, damarlı ellerine. Bir apartmanın önünde duruyorlar. Hiç konuşmuyorlar. Sesleri yok… Sesim yok… Kadın anahtarını bulamıyor, pardösünün sol cebine bakmalı. Evet, işte orada… Adam gülümsüyor. İçeri giriyorlar. Kadın merdivenlere doğru yöneliyor, adam asansörün kapısını açıp elini ona uzatıyor. Kadın o kapalı kutuya binemez ki; nefes alamaz orada. Hangisinin peşinden gitmeliyim. Gözlerimi kapatıyorum. Yukarı…yukarı…daha yukarı, bu küçücük kapalı kutu durmuyor. Yukarı… yukarı… simsiyah gökyüzüne kadar… gözlerimi açıyorum. Adam yok. Korku…öfke… Ne zaman gitti? Bütün düğmelere basıyorum. Dur…dur artık. Yere çöküyorum ellerim ıslak saçlarımın arasında, bir ileri-bir geri. Kapı açılıyor. Minik bir kız çocuğu gülümseyerek elini uzatıyor, kurdelelerim kırmızı, babam örmüştü saçlarımı. Kalkıyorum, bende ona gülümseyerek çıkıyorum oradan. Burası benim evim. Kapı ardına kadar açık. Korkuyorum… hemde çok… içeri giriyorum. Sessizlik, karanlık. El yordamıyla salona geçiyorum. Gökyüzünü ikiye bölen şimşek odayı aydınlatıyor. Karşı duvarda kırmızı bir kadın, mavi tüllere sarılmış.

 

Handan Gökçek

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !