10.10.2007 - KIRLANGIÇLAR

KIRLANGIÇLAR
Kırlangıçları bilir misin? Yürüyemezler. Ayakları konmak ve tutunmak içindir. Pençeleriyle öyle bir tutunurlar ki kondukları yere; yaralanırsın, kanarsın. Kovsan da gitmez yüreğinden. Gökyüzü sonbaharın o serin nefesini üflemeye başladığında kendiliğinden uçar gider. Sen kanayan yanlarınla bir başına öylece kalırsın.
…
Kadın pencereden ayrılıp elindeki kadehi masaya bıraktı. Sabahın bu erken saatinde, gün henüz ağarmaya başlamışken başlamıştı şarabını yudumlamaya. Yüzünde yorgun bir ifade… Gözaltları morarmış, teninin rengi, eski beyaz ışıltısını kaybetmişti. Sarıya boyalı saçlarının diplerinden siyahları uzamış, darmadağın omuzlarına dökülüyordu. Ağır ağır yürüyerek, salondaki büyük siyah koltuğa usulca bıraktı kendini. Karşısındaki pencereden gökyüzünü seyre daldı. Bulutlar şekilden şekle giriyor, kadın kâh gülümsüyor, kâh hüzünleniyordu. Bir adam yüzü belirdi bulutların arasında… Kalbi deli gibi çarpmaya başladı. Ellerini uzattı. Yerinden kalkıp pencereyi açtı. Adam içeriye girdi. Sımsıkı sarıldılar. Kadın ağlamaya başlayınca, adam kollarından sıyrılıp pencereye doğru yürüdü. “ Gitme,” dedi kadın. “Gidersen yine gelirler. Canımı yakarla,” “ Kimler?” diye sordu adam. “ Kırlangıçlar,” dedi kadın. Adam gülümsedi, maviye karıştı sonra grileşti bulutlar. Kadın olduğu yere çöktü. Fısıltıyla: “Kırlangıçlar gelecek. Yüreğimin en kuytu yerine konacak. Öleceğim. Gitme!” gökyüzünden inen bir damla süzüldü kadının yanaklarından.
Esmer rüzgârlar eserdi sokaklarında gittiği şehrin. Bir iş gezisi için gitmiş, oraya yerleşmeye karar vermişti. Bir gün bir kahve içimi uğradığı kır kahvesinde karşılaşmıştı onunla. İlk bakış… Adamın teninden taze çekilmiş kahve kokusunu alırken, gözlerindeki deniz fenerini gördü kadın. Hiç düşünmeden yürüdü yanıp sönen ışığına doğru. Bütün imkânsızlıklar aldatıldı. Her akşam aynı kahvede yeniden sevdiler hayatı. Sonra kırlangıçlar geldi şehre, birlikte seyrettiler gökyüzündeki telaşlı uçuşmalarını. Adam, uzun uzun anlattı kuşları kadına. Kadın bir adamı bırakamadı, bir de kırlangıçları. Aceleyle tayinini istedi ve kaldı o şehirde.
Balkonlarından, rengârenk sardunyalar sarkan bir sokağa yerleştiler birlikte. En güzel aşk sözleri yankılandı o sokaktan dünyaya. Oysa şimdi bütün şehirler ve sardunyalar ağlıyordu. Kadın masanın üzerindeki boş kadehi aldı. Mutfağa geçip doldurdu. Bir yudumda boşaltı bardağı. Gözleri korkuyla bakıyordu her şeye… Metruk bir evin labirentinde kayboldu ansızın. Bir yandan koşup bir çıkış yolu arıyor, bir yandan da kırmızı yakutlar dökülüyordu eteklerinden. Omzuna, sırtına, başına konan kırlangıçları elleriyle kovmaya çalışıyori haykırıyordu: “Dön ne olur! Bak yine geldiler. Öldürüyorlar beni.” Sık sık gördüğü sanrılarla enerjisi tükeniyor, hayatla bütün bağı kopuyordu. Unutuşu alkol duvarını aşarak bulmaya çalışıyordu. Dışarıya sadece yiyecek bir şeyler ve şarap almak için çıkıyor, herkesten kaçıyordu.
Üzümlerin şaraba döndüğü mevsimlerde kırlangıçlar terk ediyordu şehri. Balkondaki boş kırlangıç yuvasını ve yağmurların gelişini birlikte seyrediyorlardı. Yağmurlar bitip güneş gülen yüzünü göstermeye başladığında tekrar geliyordu kırlangıçlar. Balkondaki yuvalarını bulup yerleşiyorlardı. Sonra bir gün kırlangıçlarla birlikte adam da gitti. “Döneceğim,” dedi giderken kadına. “Bekle beni, onları beklediğin gibi bekle,” bekledi kadın… Önce sık sık telefonları çaldı, mektuplar geldi gitti dünyanın bir ucundan diğer ucunda. Sonra telefonlar sustu… Postacılar uğramaz oldu… Kadın bekledi…Bekledi… Bekledi…
Kırlangıçların dönüşü ile birlikte kısa bir mektup geldi adamdan. Gittiği ülkede kalabilmek için evlenmişti adam. “Beni bekleme artık,” diyordu. Yalancıydı deniz feneri. Kayalıklara çarpıp parçalanmıştı kadın. Yuvadaki kırlangıç yavruları da ölmüştü. Kadın sırt çantasına yükleyip hüzünlerini, acılarını geldiği gibi döndü asık yüzlü şehrine.
Zamana meydan okuyordu anıları. Anılar hatıralara dönüyor, hatıralarsa yıkıyor, hırpalıyordu. Yaşam çizgisi adamın ve kırlangıçların gidişiyle kırılmış, sürekli başa dönüyordu. Adamla tekrar karşılaşıyor, yeniden seviyordu. Sonra kırlangıçlar geliyor, sevdiği adamı, umutlarını, geleceğini alıp götürüyordu. Kadın her geçen ya da geçmeyen gün biraz daha gömülüyordu kadehin teklifsiz sıcaklığına.
…
Cama çarpan bir nesnenin sesiyle irkildi kadın. Güçlükle kalktı ayağa. Etrafındaki her şey gökyüzündeki kırlangıçlar gibi hızla dönüyordu. Balkona çıktı. Camın altında, yerde kımıldayan bir şey vardı. Eğildi. Gözlerini kırpıştırdı. Korktu. Yine sanrılarının oyununa mı gelmişti? Bir kırlangıç ayaklarının dibinde çırpınıyordu. Korkarak uzattı elini. Usulca dokundu. Kırlangıç irkildi. Yüreği titredi kadının. Hızla çekti elini. İçeriye girip yüzünü yıkadı. Saçlarını topladı. Tekrar balkona çıkarken onu orada göremeyeceğine emindi. Kırlangıç hâlâ olduğu yerde çırpınıyordu. Ayaklarına takıldı gözleri. Üç parmağı vardı ve o kadar inceydiler ki… Yüreğinden düşen bir damla kan süzüldü kırlangıcın kanatlarından. Usulca dokundu kuşun yüreğine sonra kendi yüreğine koydu elini. Bomboştu. Arabaların korna seslerini duydu. Ne dediği anlaşılamayan bir sokak satıcısı geçti sokaktan. Gülümsedi. Tenini yalayıp geçen rüzgârı hissetti. Bir süre balkonda kalıp dışarıyı dinledi, onu çağırıyordu her şey. Kuşun canını yakmamaya dikkat ederek avucuna aldı. Birlikte içeriye girdiler. Kanadından yaralıydı. Aceleyle bir bez parçası bulup sardı. Mutfaktaki o atamadığı karton kutulardan bir tane alıp içine kuşu yerleştirdi. Saatlerce konuştu onunla. Konuştukça anımsadı unuttuklarını.
….
Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte kanatlandı kırlangıç. Bir sabah kadın, ayrılığını, özlemini yükleyip kırlangıcın kanatlarına salıverdi gökyüzüne. Kuş başının üzerinde birkaç kez döndükten sonra sıcak iklimlere doğru çırptı kanatlarını. Kadın bir-iki damla gözyaşını dön suyu yaptı ardından. Bir dahaki seneye onun geri döneceğini ve balkonuna yuva yapacağını biliyordu.
Kırılan yaşam çizgisi yaralı bir kırlangıcın dokunuşuyla eski haline dönmüştü. Zaman nazik parmaklarını dolaştırdıkça kadının saçlarında, adam, hatıralarından hafızasına giden bir yolda silikleşiyordu.
Handan Gökcek
|
|
Yorum yaz!
|
2008-02-26 03:27:15 - guzel sııre guzel yorum olsun; |
| Yazan: yavuz |
kuslar mekke icin donandılar herbırı aslandılar cunku onlar mekkenın askerlerı oldular,kuslar basları vahsı hayvanların bası gıbı ayak yapılarından bellıkı ucmak ıcın yaratılmıslar,ALINLARINDA bır yazı EL-KAHHAR,bellıkı azab ıcın yaratılmıslar.iste kırlangıclar aslında ebabıldır onlar hanı ebrehenın ordusunu yakıp yıkan kuslardır onlar allahın kabeye bır hedıyesıdır onlar.
siiri cok begendım ama sen daha yaratıcı seyler bulabılırsın handan GOKCEK...
|
| Bağlantı |
2007-10-13 18:41:44 - slm |
| Yazan: 1sessizgemi3 |
| teşekkür ederim,sizinde bayramınız mübarek olsun...gönlünüzdeki dilekleri yaşamınız dileğiyle... |
| Bağlantı |
2007-10-12 21:08:00 - ozen25 |
| Yazan: ozen25 |
Ramazan Bayramı Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve
saygı, hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden
biridir. O günde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır.
Bayram insanları kaynaştırıp biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle
ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara
bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır.
Onların bu dileğini yerine getirmek için mü'minler bayramda kabirleri ziyaret
ederler; ruhlarına Kur'ân'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.
Ramazan Bayramının mü'minler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı,
hergün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu
bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan'ın
yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan mü'minler,
sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan
Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.
Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır.
Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü'minler
sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu
bayrama Ramazan Bayramı denmiştir.
"Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır"(1) mealindeki hadise dayanarak
Ramazan ve Kurban bayramları bayram namazlarının kılınmasıyla başlar.
Hz. Peygamber, "Arefe günü, kurban günü ve teşrik günleri biz Müslümanların
bayramıdır. Bu günler yeme içme günleridir"(2) buyurmuştur.Ramazan Bayramım da bu
manada bir gün olarak kabul etmiş ve bu bayramı Ramazan orucunun iftar günü olarak
nitelendirmiştir.(3) Bu sır içindir ki, Ramazan ve Kurban Bayramlarında oruç tutmak
haram kılınmıştır. Bir gün önce oruç bozmak haramken, bir gün sonra oruç tutmanın
haram olması, mü'minlerin düşünce ve duygu dünyasında nimetlerin gerçek Sahibini
hatırlatan en etkili bir sebeptir.
Herkes bir gün önce kimin emrine uyarak oruç tutuyorsa, bugün de Onun rızasına
uyarak orucunu açar. Ve Onun gerçek nimet Sahibi olduğunu hakkıyla idrak ederek,
gerçek bir şükre yol bulur.
Bayram bir aylık orucun toplu bir iftarı olduğu için, günlük iftarların sünnet
türünden âdabı bayramda da yerine getirilir. Nitekim orucunu tatlı bir şeyle açmayı
adet edinen Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Ramazan Bayramına da tatlı
yiyerek başlarlardı. Bayram sabahında hurma gibi bir tatlı ile bir aylık oruçlarını
açmadan evlerinden ayrılmazlardı. (4)
Her vesile ile bizleri ibadete ve ahiret amellerine teşvik buyuran Peygamber
Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, yılın iki bayram gecesinde kalkıp ibadet etmeyi
tavsiye ederlerdi. Bu gecelerde uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile
olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi:
"Sevabını Allah'tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi,
kalblerin öldüğü gün ölmez." (5)
Bayramlar saadet asrında da bambaşka bir hava ve neş'e içinde yaşanırdı. Peygamber
Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bayram sabahında namazgaha çıkardı. Peygamber
hanımlarının da, diğer hanımlar ve kızlarla birlikte namazgaha çıkması istenirdi.
Kadınlar cemaatin arka tarafında yer alırlardı.(6) Kılınan bayram namazından sonra
Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam cemaate hitaben bir hutbe okuduğunu anlatan
îbni Mes'ud (r.a.) devamla şöyle der:
"Resuîullah Aleyhissaiâtü Vesselam üzerine şehadet ederim ki, o namazı hutbeden önce
kıldı. Sonra hutbe okudu. Daha sonra kadınlara işittiremediğini düşünüp onların
yanına geldi. Onlara hatırlatmalarda bulundu, öğüt verdi ve sadaka vermelerini
emretti.
Bilal de elbiselerini açmış, vermelerini işaret etmekte idi. Kadınlar yüzük, halka
ve diğer kıymetleri şeyleri atmaya başladılar." (7)
Bu hadiseyi anlatan sahabilerden biri, "Kadınların bu verdikleri Ramazan Bayramı
zekatı mı idî?" sualine şöyle cevap verdi: "Hayır, lakin o vakit verdikleri bir
sadaka idi. Kadınlar yüzüklerini atıyor ve atıyorlardı."(8)
Aynı olaya işaret eden Ebu Saidi'l-Hudri de (r.a.) bayram gününde en çok sadaka
verenlerin kadınlar olduğunu anlatır.
Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma müjdesini
insanlara melekler veriyor.
Sa'd bin Evs el-Ensârî anlatıyor: Resulullah Sallal-lahü Aleyhi Vesellem şöyle
buyurmuştur.
Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler:
"Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol
iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet
etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz,
orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız.
"Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir:
"Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş
olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak
ilan edilir."(9)
Bayram günleri sevinç günleri olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine vesile
olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade edilmiştir. Bu hususta Müslim'de ayrı
bir bab ayrılmış ve misaller verilmiştir. Bunlardan birinde Hazret-i Âişe (r.a.)
şöyle anlatır:
"Bir grup Habeşli, bir bayram günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken
rakseder gibi oynuyorlardı. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam beni çağırdı. Başımı
onun omuzuna dayadım. Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık. Ta onlara
bakmaktan ilk vaz geçen ben oluncaya kadar."(10)
Ancak bayramdaki sevincin gaflete dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması lazımdır.
Eğlence meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını taşımamalıdır. Esasen bayram
Allah'ın bize verdiği İlahi bir ziyafettir. Bu bakımdan, bayram gününde en çok
Allah'ı hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız vardır. Zaman şeridi içinde bayram yeni
bir değişimin başı, bir dönüm noktası ve bir muhasebe vaktidir. Ömürden bir yılın
daha geçip gittiğini, kabir alemine doğru bir adım daha yaklaşıldığını hatırlatan
vesilelerden biridir.
"Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istila edip gayr-i meşru daireye sapmamak
için, rivayetlerde zikrullaha (Allah'ı zikretmeye) ve şükre azim tergibat (büyük
teşvikler) vardır. Ta ki, bayramlarda o sevinç ve sürür nimetlerini şükre çevirip, o
nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir,, gafleti
kaçırır." (11)
Nitekim büyük cemaatler halinde kılınan bayram namazları esnasında getirilen
tekbirler, gafletin giderilmesine ve şükür vazifesinin yerine getirilmesine en büyük
bir vesiledir. Sadece bir ülke halkının değil, yeryüzünde sayısı milyarlara varan
Müslümanların hep beraber aynı anda tekbir getirdiklerini hayal ettiğimizde,
karşımıza çıkan muhteşem tablo, bayramlarımızı kâinat çapında bir manaya kavuşturur.
O anda adeta yeryüzü tek bir ağız olur, tekbir getirip namaz kılar gibi bir hale
bürünür. Misâl âleminde birleşen o seslerin bir anda yeryüzünden yükselişi, adeta
muhteşem bir koro halinde dünyamızın göklere doğru tevhidi haykırmasıdır.
Bu muhteşem manaların yaşandığı bayram günlerinde küçük meselelerden çıkan
kırgınlıkların, dargınlıkların ne önemi olabilir? Onun için bayramda her mü'minin
kardeşleriyle kardeşlik sözleşmesini yenilemesi, kuvvetlendirmesi, fakirlerin
yardımına koşması, çocuklarını sevindirmesi lazımdır ki, o manalar yaşanan hayata
geçsin.
Bayramların asıl süsü ve zineti tekbirlerdir. Getirilen her tekbir ruh ve gönüllerde
manevi coşkuyu ve heyecanı canlandırır. Kulu, Rabbinin azameti karşısında yüce
duygulara taşır.
Ebû Hüreyre anlatıyor:
Resulullah Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
�Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle süsleyiniz.� (12)
Bayramlara sünnet çerçevesinde hazırlanmak bu âdeti de ibadet haline getirir, bu
sevinç günlerini biri iman şuuru içinde geçirmeyi temin eder.
Bunun için sünnette yer aldığı gibi bayrama önceden hazırlanmak, temiz ve güzel
elbiseleri giymek, gusletmek, misvak kullanmak veya dişleri fırçalamak, güzel
kokular sürünmek, güler yüzlü olmak, namazdan önce Ramazan Bayramında hurma vb.
tatlı bir şey yemek bugünlerimize ayrı bir mana kazandırır.
Asıl itibariyle fıtır sadakası olarak bildiğimiz fitre de bayram günü verilir.
Ramazan ayı içinde verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir. Zaten Ramazan
Bayramının hadislerde geçen adı "İydü'I-fıtr", yani Fıtr Bayramı demektir.
Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı için bu adı almıştır.
Bayramların en güzel şekli tanısın tanımasın mü'minlerin tokalaşarak, kucaklaşarak
birbirleriyle bayramlaşması, bayramlarını kutlaması ve tebrikleşmesidir. Saadet
Asrında Sahabiler birbirleriyle "Bârekâllâhü lenâ ve leküm" diyerek bayramlaşılardı,
yani "Allah bizden de, sizden de kabul etsin" dedikleri rivayet edilir.(13) Bu
tebrikleşme bizim dilimizde "Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun,
hayırlı bayramlar" gibi sözlerle ifade edilir.
Kaynaklar
1) Buhârî, İydeyn: 3; 'Müslim, edâhi: 7.
2) Ebu Davud, Şavm:50; Tirmizi, Savm:59; Nesai, Menasik:195.
3) îbni Mace, Sıvam: 32.
4) A.g.c., Siyam: 49.
5) A.g.e., Siyam: 67.
6) Müslim, Selatü'l-İydeynyn: 11.
7) A. g .e., Salatü'l-lydeyn, 2.
8) A.g.e., Salalü'l-İydeyn, 3.
9) el-Tcrgîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.
10) Müslim, Salatiül-îydeyn, 20.
11) Lem�alar, 230.
12) et-Tergîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.
|
| Bağlantı |
2007-10-12 03:14:38 - sa tesekkurler |
| Yazan: neslinursema3 |
Ramazan bayramini kutlar hayirlara vesile olmasini diler, daha nice bayramlar gormen temennisi ile...Allaha emanet ol
http://www.semaplaza.com |
| Bağlantı |
2006-11-05 12:36:11 - slm |
| Yazan: minecck |
| guzel bır blog ellerınıze yuregınıze saglık hayallerınız gercek gerceklerınız mutluluk olsun sevgıyle kalın |
| Bağlantı |
2006-10-29 11:05:08 - tebrikler |
| Yazan: kenan saracoglu |
hikayeler okudum bir cok genelde konu iki sey arasinda sikisip kalirdi. Sizinkinde farkli ve bence guzel olan 3 sey arasinda benzerliklerle farkli ama derinde ayni seyi sevgiyi gordum. Ne guzel harika bir hikaye.
Selam ve sevgiler
Kenan |
| Bağlantı |
2006-10-27 09:43:48 - Nice Bayramlaraaa! |
| Yazan: izmirim |
| Bir bayram daha eksildi ömrümüzden,Nice bayramlara geçirmeni diliyorum sevdiklerinle.Yine muhteşem bir öykünü paylaşmışsın bizlerle.Yüreğine sağlık arkadaşım.Yine tam bir film tadındaydı,soluksuz okudum ve gözyaşlarımla ıslattım son satırını.Çok tşkler,çok... |
| Bağlantı |
2006-10-26 21:24:21 - merhaba... |
| Yazan: asivemavi36 |
kırlangıç...
fırtınaya benzetirim gider,gelir...zamanlı hiç sektirmeden...ancak ölürse...
sevgim ve saygımla... |
| Bağlantı |
2006-10-26 13:15:47 - Nilce |
| Yazan: nilce |
| Çok güzelmiş...:)) |
| Bağlantı |
2006-10-23 15:58:18 - Merhaba |
| Yazan: sunlight |
| Iyi bayramlar, henuz yazinizi okumadim yorum sonraya |
| Bağlantı |
2006-10-23 08:39:39 - ... |
| Yazan: MuCiZeMM |
Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Ramazan Bayramınız hayırlara vesile olsun.
|
| Bağlantı |
2006-10-23 03:02:10 - iyi bayramlar |
| Yazan: beads |
| Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara... |
| Bağlantı |
2006-10-22 21:43:37 - Mutlu Bayramlar |
| Yazan: ihlamur |
| Mutlu Bayram dileklerimle |
| Bağlantı |
2006-10-22 20:22:18 - Merhaba |
| Yazan: bulutsu |
Bayramınızı kutlar, nice bayramlar dilerim,
Saygılarımla.
|
| Bağlantı |
2006-10-22 19:58:55 - MERHABA |
| Yazan: zero1 |
| Mübarek Ramazan Bayramını sevdiklerinle beraber sağlıklı ve huzur içinde geçirmen dileğiyle İYİ BAYRAMLAR |
| Bağlantı |
2006-10-22 19:46:07 - mrb |
| Yazan: ruzgarr |
avuç dolusu renkli şekerlerden bıraktım sayfanıza...
"iyi bayramlar" |
| Bağlantı |
2006-10-22 19:04:32 - slm |
| Yazan: serkankusfb |
HEYECAN VE OZLEMLE BEKLENEN KUTSAL RAMAZAN BAYRAMI GELDI, HOSGELDIN. MUBAREK BAYRAM ULUSUMUZA VE BİZLERE SAGLIK, HUZUR, MUTLULUK, BOLLUK VE BEREKET GETIRSIN. HAYIRLI BAYRAMLAR DILEGIYLE
Düzenleyen serkankusfb gün: 22.10.2006 saat: 07:07 |
| Bağlantı |
2006-10-22 18:09:17 - iyi bayramlar |
| Yazan: hazanmevsimi |
güzel yazınızı okudum
ne güzel yazıyorsunuz...
sizi okumak güzel..
güzel bir bayram diliyorum
her şey gönlünüzce olsun |
| Bağlantı |
2006-10-22 16:21:30 - Hayırlı Bayramlar |
| Yazan: gurunlueglence |
BUGUN SEVINC GUNU, KEDERLERI BIR YANA BIRAKIP MUTLU OLALIM. RAMAZAN BAYRAMINI DOYA DOYA YASAYALIM. HAYIRLI BAYRAMLAR! HER SEYE KADIR OLAN YUCE ALLAH, BIZLERI, DOGRU YOLDAN VE SEVDIKLERIMIZDEN AYIRMASIN! HAYIRLI VE BEREKETLI RAMAZAN BAYRAMLARI DILEGIYLE.
www.gurun.org ÖMeR
Görüşmek Dileğiyle |
| Bağlantı |
2006-10-22 15:32:34 - bayram gibi olsun her gününüz ! |
| Yazan: bekiryigit |
| Bayramınızı Tebrik Eder,İki Cihan Saadeti Dilerim…Başka bayramlara da erişmenizi temenni eder selam ve sevgiler sunarım… |
| Bağlantı |
2006-10-22 14:50:30 - bayram özel |
| Yazan: bnc |
Bu yazını okuyacağım şimdilik bayram tebrik için uğradım.
Tüm güzel dilek ve temennilerimizin buluştuğu bu bayramın yüreklerimizi dolduracağı coşku ile sizi selamlıyor şeker tadında huzurlu bir bayram diliyorum.
|
| Bağlantı |
2006-10-22 13:45:13 - Merhaba |
| Yazan: belginguven |
Ne kadar güzel bir yazı bu...
Size sevdiklerinizle birlikte mutlu ve huzurlu bir bayram diliyorum,sevgiler |
| Bağlantı |
2006-10-22 12:44:31 - HAYIRLI BAYRAMLAR |
| Yazan: huznunyuzueylul |
YALNIZLIK NE UÇSUZ BUCAKSIZ MAVİ DENİZDE OLMAK NE DE BİR ÇÖL ORTASINDA TEK BAŞINA OLMAKTIR. YALNIZLIK SEVDİKLERİNDEN UZAK BAYRAMLARDA YALNIZ KALMAKTIR
SEVDİKLERİNİZ VE SEVENLERİNİZLE, GÖNÜLLERİN BİRLİKTELİĞİNDE GEÇECEK, UZAKLARI YAKIN EDECEK BİR BAYRAM GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE |
| Bağlantı |
2006-10-22 12:11:00 - MUTLU BAYRAMLAR |
| Yazan: mehpareogt |
| DÜNYADA BIR OLAN SIZDE BIN OLSUN,KAINATTA DAMLA OLAN,SIZDE OKYANUS OLSUN,HAYATINIZ HEP NESE GÜLÜCÜKLE DOLSUN SIZLERIN VE SEVDIKLERINIZIN BAYRAMI MÜBAREK OLSU |
| Bağlantı |
2006-10-22 11:52:41 - İyi bayramlar dilerim.. |
| Yazan: ozgan |
Kırlangıcı sonra okuyacağım..
|
| Bağlantı |
2006-10-22 10:38:34 - Hayırlı Bayramlar |
| Yazan: ruhlargemisi |
Öykülerinizi okumak bana büyük bir zevk veriyor. Yüreğiniz ve kaleminiz hiç bir vakit susmasın ve diliyorum ki; her dem mutluluklar sizinle olsun...
Bayramınızı sevinç ve huzur içinde neşeyle geçirmenizi temenni ediyorum.
Sevgi ve muhabbetle kalınız... |
| Bağlantı |
2006-10-22 09:42:29 - tibetten mesaj |
| Yazan: tibette7yil |
Ramazan bayramınız kutlu olsun
Sevgiyle Kalın
Tibet & Talia |
| Bağlantı |
2006-10-22 01:59:45 - İYİ BAYRAMLAR |
| Yazan: ipekyolu |
| huzurlu ve mutlu bayram geçirmeniz dileğiyle |
| Bağlantı |
2006-10-21 21:57:40 - slm.. |
| Yazan: errool |
çok güüzel bir yazı, teşekkürler..
ve bu vesilee ile bayramınızı kutlar saygı ve sevgiler sunarım... |
| Bağlantı |
2006-10-21 13:52:59 - Çok güzeldi... |
| Yazan: cecilia |
Çok güzeldi...
Mutlu sonla bitti diyebiliriz. Bir hikayenin mutlu sonla bitmesi için illaki sevgililerin yeniden birleşmesi gerekmiyor. Önemli olan acı çeken kişinin tekrar yaşama dönmesi, mutluluğu küçük şeylerde de olsa görebilmesi.
Küçük de olsa, bir insanı hayata döndürdüğü için aslında çok büyük anlamlar taşıyor. İyiki o yaralı krılangıç O'nun balkonuna düşmüş. O balkona konduğunda acaba bir kadının hayatını kurtaracağını biliyor muydu?
Bu hikayen bana "Kelebek kanadında yaşama sevinci" adlı diğer hikayeni anımsattı.
Harikaydı canım benim yüreğine sağlık.
Umarım her şey gönlünce olur.
Bir zamanlar seninle ilgili çok güzel bir rüya görmüştüm. Umarım gerçek olur. Ve gerçekleşeceğine git gide daha da çok inanmaya başladım.
İnşallaaaaaaaaah!...
Düzenleyen HandanGokcek2 gün: 21.10.2006 saat: 01:56 |
| Bağlantı |
|
Hakkımda
Kategoriler

|