Friendster images

DÜŞ HIRSIZI - Handan Gökçek - Sır Dökümü - Blogcu



Handan Gökçek - Sır Dökümü

21.11.2006 - DÜŞ HIRSIZI

'

 

DÜŞ HIRSIZI

 

  Onu ilk gördüğümde gözlerindeki çılgın yıldızlar aktı içime. Farklıydı, diğer insanlardan çok farklıydı. Yanındaki kadınla konuşurken garip bir heyecan duyduğu belliydi. Ellerinin hareketleri gözlerinden taşan ışıkları topluyordu sanki. Yanına kadar sokuldum, bir bedenim olmadığı için beni fark etmedi. Siyah saçlarına estim ılık bir yel gibi. Karanlık bir tünelden geçtim. Sonsuz, derin bir mavi içine aldı beni. Ucu bucağı olmayan bir sahile çıktım. Oradaydı. O sahilde, başındaki alaca mavi eşarp saklamıyordu gece saçlarını. Bir martı dolaştı saçlarının üzerinde, usulca topladı yanaklarının üzerinden gözyaşlarını. Sonra, diğerleri geldi. Martılarla birlikte yürüdü kadın, ileride duran sandalın yanına kadar. Durdu. Martılar balıkçının etrafına toplandı. Balıkçı, cebinden çıkardığı ekmek kırıntılarını serpti sandalın kenarlarına. Martılar iştahla yemeğe koyuldu. Sandaldan aldığı bir torbadan mavi balonlar çıkardı balıkçı. Teker teker şişirip martıların bacaklarına bağladı. Hepsinin gagasına bir öpücük kondurdu. Havalandı martılar. Yüzlerce balon maviledi gökyüzünü. Kadının göz yaşları da katıldı onlara. Mavilendi yanakları.

 

  İçinden çıktığımda gözlerindeki yıldızlar yoktu. Ellerini iki yana salmış gökyüzüne bakıyordu. Dudaklarından öptüm usulca. İrkildi. Parmaklarıyla dudaklarına dokundu. Gözleri hala gökyüzündeydi. Belki balonlarını arıyordu ama onları ben çaldım.

 

  Günlerce dolaştım gökyüzünde. Birer birer söndü. Kayboldu mavi balonlarım. Gücüm tükenmek üzere, vücudum ağırlaşıyor. Koyu gri bir renk alıyor bedenim. Aşağıda duran yaşlı adamın ne güzel gözleri var. Okyanus gibi. Arkasından yaklaşıp usulca girdim içine. Genç bir kız, yüreğinin tarlalarında. Başaklar ve saçları birlikte savruluyor gökyüzüne. Bembeyaz, uzun bir elbisesi var. Karlar yağıyor üzerine. Her kar tanesi, beyaz güvercin oluyor. Ayaklarının dibinde toplanıyor kızın. Ve onu alıp yükseliyor gökyüzüne. Bir delikanlı koşuyor başakların arasından, haykırıyor kıza:”Ne olur gitme!” . Onu duymuyor kız.

 

  Bitmiş ama derin izler bırakmış bir geçmişi yaşıyor belli ki. Onu bu güze getirip ayrılıyorum bedeninden. Gözleri sığlaşmış, bakışları gökyüzünde kızı ve güvercinleri arıyor sanki. Onları ben çaldım. Onları ben çaldım. Çalmasam yaşayamazdım.

 

  Kimseye görünmeden insanların arasında dolaşmak, onları izlemek ne güzel. Milyonlarca dünyam var sanki. Fakat umutlu yürekler bulmak, renkli düşlerle karşılaşmak, gülümseyen dudaklar görmek ne kadar zor.

 

  Onları bu halde gördükçe onlar gibi olmadığıma seviniyorum. İstediğimde kuşlarla birlikte uçabiliyor, en derin denizlerde dolaşıyorum. Toprağın derinliklerinde gökyüzüne, meraklı başlarını topraktan çıkarıp güneşe merhaba demek için sabırsızlanan çiçekleri görüyorum. Ama bütün bunları yapabilmek için düşlere ihtiyacım var. Güzel düşlere.

 

  Serseri bir rüzgar eşliğinde yapraklar yağıyor caddelere. Rüzgarla birlikte yerden kucak kucak yapraklar toplayıp tekrar savuruyorum gökyüzüne.

 

  Siyah mantosuna sıkı sıkı sarılmış bir kadın geçti yanıbaşımdan. Yaprakları bırakıp peşine takıldım. Telaşlıydı. Elleri ceplerinde, omuzlarını kaldırmış, başı önde, koşar gibi yürüyordu. Sürekli arkasından önünden dolaşıyor, bir türlü içine giremiyordum. Gözlerinden gökyüzüne kuğular havalanıyordu, biraz yükseldikten sonra her biri şimşek olup çakılıyordu kaldırımlara. Az kalsın bir tanesiyle çarpışıyordum. Evlerin, dükkanların, parkların, kafelerin önünden hızla geçiyor, hiçbir yere girmiyordu. Bir şey unutmuş gibi birden durdu. Ellerini ceplerinden çıkardı, derin bir nefes aldı. O boşluktan yararlanıp süzüldüm gözlerinden içeriye.

 

  Rengarenk bir gökkuşağı sardı etrafımı. Her yerde renklerin dansı vardı. Kırmızının ellerinden tuttum. Erişilmez dağlar vardı, kızıl alev renginde. Dağların ardında bir delikanlı, ellerinde tan rengi güller. Sımsıkı tutuyordu. Parmaklarının arasından dirseklerine doğru ince bir kan sızıyordu. Damla damla akıyordu kadının gözlerine. Bıraktım kırmızının ellerini. Geriye doğru baktığımda sarıyı gördüm. Takıldım peşine.

 

  Bir papatya tarlasının ortasında onu gördüm. “Seviyor, sevmiyor, seviyor…” Papatyanın yaprakları yağdı gökyüzünden. Seviyor, ama nerede? Dedi kadın haykırarak. Son yaprakta düştü saçlarına. Eğildi, çiçeği kopartmadan teker teker  yapraklarını çekti. “Dönecek, dönmeyecek, dönecek…” Yapraklı kalan son çiçekti önündeki. Bütün tarla sarı tohumlarla kaldı.

 

 İşte mavi geçiyor. Mutluluk rengi. Koştum peşinden. Yağmurun gümüş ipliklerine sarılmıştı delikanlı. Kadın da delikanlıya. Yine kuğular uçuyor gözlerine doğru, çıkar çıkmaz şimşek olacaklar.

 

  Ben nasıl çıkacağım? Çıkarsam kadın gökkuşağı olmadan yaşayabilecek mi? Çıkmazsam ben yaşayabilir miyim en güzel renklerin bile hüzünlendiği bu düşte? Gerçekte bütün renkleri yasaklamış, düşlerine saklamış. Neden peki? Sadece yasak aşkı yüzünden mi? Aşk bu kadar güçlü mü? Yoksa insanlar mı savunmasız ona karşı?

 

  Hemen çıkmam gerek buradan. Bir kuğunun kanadını yakalasam, gökkuşağını ona bıraksam! Alırsam ölecek. Biliyorum. Hiçbir insan renksiz yaşayamaz. Peki ben düşsüz? İşte son kuğu geçiyor. Hemen arkasında siyah var. Yetişmeye çalışıyor ona. Hadi çabuk ol. Uç, al beni. Güçlükle yakalıyorum kanadından. Bütün renkler geliyor benimle. Evet işte gözleri. Hızla çıkıyorum.

 

  Dalgaların delicesine dövdüğü bir kayalıkta buluyorum kendimi. Kadın hemen önümde duran büyük bir kayanın üzerinde yatıyor. Kıpırtısız. Dudaklarında garip bir tebessüm. Delikanlı duruyor hemen yanıbaşında. Ellerini tutmuş kadının. Onları son kez birlikte görüyorum. Beraberce yükseliyorlar gökyüzüne. Ellerimde tuttuğum gökkuşağını sallıyorum arkalarından. İkisi de dönüp bana bakıyorlar. Dalgalar yutuyor gökkuşağını.

 

  Kıpırdanmaya çalışıyorum, olmuyor. Bedenim ağır. Usulca bırakıyorum kendimi oynaşan dalgaların arasına. Ben burada kalmalıyım. Düşler insanlarda.

 

 

Handan Gökçek

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-07-27 04:21:53 - Eylül'den

Yazan: huznunyuzueylul
LODOSUN ETRAFI BİRBİRİNE KATTIĞI BU SICAK YEDİTEPE GECESİNİN GEÇ, SABAHIN ERKEN SAATLERİNDEN SELAM OLSUN ... İSTANBUL'DAN MERHABA
Bağlantı

2007-07-08 03:18:26 - slm

Yazan: neslinursema3
Yeni blogu'ma davetlisiniz, paylasim ve guzel yazilarinizla sizide aramizda gormekten mutluluk duyariz. Ucretsiz kendinize ozel kisisel sitenizi olusturabilirsiniz.

http://www.semaplaza.com
Bağlantı

2007-06-28 07:00:14 - Eylül

Yazan: huznunyuzueylul
Sabahın en güzel saatlerinden merhaba
Bağlantı

2007-06-21 21:47:05 - Eylül'den

Yazan: huznunyuzueylul
Yine bir akşam, yine martı çığlıkları, yine iyot kokusu ve aşağıdan yükselen gül kokuları... Ve korkunç bir sıcak... Nefes almak imkansız oldu neredeyse... imdi çıkmalıyım sahile, elele gezen sevgilileri, çimlere uzanmış dalgaların sesini dinleyen, yıldızlara bakıp hayal kuran insanları selamlamalıyım gülümseyen bakışlarımla...
Bağlantı

2007-06-21 20:22:56 - nerelerdesin?

Yazan: bnc
Handan,
gelip gelip bakınıyorum bloguna amauzun süredir yoksun...Öykülerin ve sana ne oldu?
Bağlantı

2007-06-20 15:04:56 - tebrik

Yazan: isimsiz
yazınızı çok beğenerek okudum.açık,akıcı.böyle güzel yazılar aklınıza nerden geliyo bilmiyorum.bizimle paylaştığınız için teşekkürler
Bağlantı

2007-06-06 12:58:54 - merhaba

Yazan: ozen25
mrb güzel olmuş senide beklerim benim bloga benim de çok güzel şiirlerim var bakalım beğenecekmisin. ne dersin
Bağlantı

2007-05-19 09:42:25 - Eylül'den

Yazan: huznunyuzueylul
Saat:04:10...Dışarıda yağmur, martılar yine çığlık çığlığa. Neyi kutlarlar sabahın bu erken saatinde, neye ağıt yakarlar yıllardır çözemedim bir türlü. Yoksa bu çılgın Mayıs yağmurunda beste mi yapıyorlar, güftesi ayrılık, makamı hüzzam olan? Kimbilir belki de lirik şiirler yazıyorlar, giden sevgilinin ardından. Güller sırılsıklam, papatyalar keyifli, toprak susamış. Mecnun'dan Leyla'ya giden bir kaç satır mektupmuş. Eylül'den dosta giden bir kaç satırlık gönül selamı gibi.
Bağlantı

2007-05-17 03:26:27 - selam

Yazan: beadss
selam nasılsın
hayat umarım iyi gidiyordur
Bağlantı

2007-05-15 09:19:44 - İLK TURUMUZU YAPTIK; SİZİ GÖREMEDİK. NEREDEYDİNİZ...:))

Yazan: ayvalikli
Teknemizin bu hafta bakımları tamamlanıp denize kavuştu ve deneme turumuzuda tamamladık fakat sizi aramızda göremedik havada öyle güzeldi ki sorma gitsin. Evet hala duruyorsun hazırlan hazırlan bu havalar kaçmaz. :)) TÜM DOSTLAR SİZLERİDE ARAMIZDA GÖRMEK İSTERİZ. Görüşmek üzere sevgi ile kalınız. Rezervasyon ve ücretsiz çekiliş için acele edin: 0544 467 22 22 irtibat no
Bağlantı

2007-05-07 12:23:48 - merhaba

Yazan: bnc
uzun süredir yoksun handan?
Bağlantı

2007-05-06 23:12:21 - hımmmm...

Yazan: remoaltun
Hikayelerimi yorumlamanı beklerim.
Bağlantı

2007-04-28 14:57:36 - selam

Yazan: JeLiBoM
iyi hafta sonları dilerim
Bağlantı

2007-04-28 14:52:59 - selam

Yazan: JeLiBoM
iyi hafta sonları dilerim
Bağlantı

2007-04-22 07:51:14 - Eylül GÖKDEMİR'den

Yazan: huznunyuzueylul
Nisan, Bahar ve Eylül... Balkonumda papatyalar, bahçemde açan güllerle yarışırken, kırlangıcım yavrulamış... Martılar çığlık çığlığa sabahın bu erken vaktinde... burnuma keskin bir iyot kokusu geliyor ve genzimi yakıyor... Dumanı tüten bir fincan kahve ile balkona çıkıyorum ve eşsiz güzelliği seyre dalıyorum... Bir kelebek kanat çırparak uzaklaşırken yüreğimin üzerinden, bakışlarıma yazdığım sevgimi gönderiyorum size... Ne güzel bir şeymiş sevebilmek, çıkarsızca beklentisizce... Görmeden de kelimelerin bestesinde de sevebilirmiş insan... Benim sizleri sevdiğim gibi... Merhaba güzel bir İzmir sabahından:)))
Bağlantı

2007-04-20 19:30:23 - """"Olsaydı gözlerinin bıraktığı bir yer""""

Yazan: tattooscream
""""Olsaydı gözlerinin bıraktığı bir yer""""


Her şartda he zamanki gibi kalabilmek için sana,
Gözlerinin bıraktığı yerde beklerdim seni,



Olsaydı yürek yamalarıma,
Bir çift dikiş.
Teğelden öte,


Tüm acılarına rağmen,

Beklerdim batacak iğneleri,



Olsaydı söz boğumlu gecelere inat,
Tüm radikal çıkışlarıyla bedenlerin dili,
Dinlerdim sabahlarca.
Uykusuzluğumdaki susuzluğum olarak seni.


"""""""""Çığlık MAVİYILDIZ""""""""


Bağlantı

2007-04-19 01:39:31 - :)

Yazan: selen iced_angel
begendimmmm isimsiz çıktı tekrar yazdım g. üzere..
Bağlantı

2007-04-19 01:36:56 - begendimmmm

Yazan: isimsiz
yazılarınız çok güzzel ama çok ara vermişsiniz neden ....yazılarınızın devamını bekliyozzz sevgiyle kalın...
Bağlantı

2007-04-16 22:08:12 - selam

Yazan: painlove
slm yazını okudum gercekten çok güzel olmuş eline yüreğine sağlık k.i.b
Bağlantı

2006-11-26 15:44:47 - Handan...

Yazan: beyaztuval
Sevgili Handan,
Yazını 'Gülümse'nin eşliğinde okudum. 'Gülümse' çok sevdiğim bir şiirdir. Sezen Aksu'dan dinlemesi de hoş oluyor, özellikle sana ait olan yazıyı okurken...
Keşke daha uzun olsaydı. Siyahlı kadını daha çok anlatsaydın.
Başı dimdik yürüyen ama şehirde ait olduğu yeri bulamayan kadını...
Adressiz gibi. O şehre hiç ait olmamış gibi.
Demek kuğular uçuyor senin yazılarında. Demek kuğular kurtarabiliyor DÜŞ HIRSIZI'nı gerçeklerin pençesinden.
Eğer kuğunun yolu düşerse senden tarafa, söyler misin ona?
Benden tarafa da uğrasın.
Bir beyaz tuval renklerini arıyor, mutluluğun resmi için!

Sevgiler
Bağlantı

2006-11-26 11:14:00 - ..

Yazan: tibette7yil
mutlu pazarlar dilerim
sevgiyle kalın
tibet & talia
Bağlantı

2006-11-25 13:05:51 - ...

Yazan: annakarenina
düş hırsızlarına en ağır ceza verilmeli... müebbet hapis öneriyorum...
başarılı bir yazı...
Bağlantı

2006-11-21 16:10:25 - .

Yazan: cecilia
Tek kelimeyle "HARİKA!"

Özellikle son satırlarda gözlerim doldu.

Yüreğine sağlık diyorum.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Friendster images